Soybağının reddi davası, Türk Medeni Hukuku’nda aile düzenini ve nüfus kayıtlarının doğruluğunu doğrudan etkileyen en önemli davalardan biridir. Bu dava ile evlilik birliği içinde doğan bir çocuk ile koca arasında kurulan babalık karinesi, mahkeme kararıyla ortadan kaldırılabilmektedir. Uygulamada sıkça karşılaşılan bu dava türü; süreler, ispat yükü ve sonuçları bakımından teknik bilgi gerektirir.
Soybağının reddine ilişkin hükümler, Türk Medeni Kanunu’nun 286 ila 291. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, soybağının nasıl kurulacağı ve hangi hâllerde ortadan kaldırılabileceği konusunda ayrıntılı hükümler içermektedir.
Kanun gereği evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden sonra belirli süreler içinde doğan çocuk, kocanın çocuğu kabul edilir. Bu kabul, “babalık karinesi” olarak adlandırılır. Ancak bu karine mutlak değildir ve aksi ispatlanabilir.
Soybağının reddi davası; kocanın biyolojik baba olmadığının ileri sürülmesi hâlinde, çocuk ile koca arasındaki soybağı ilişkisinin mahkeme yoluyla sona erdirilmesini amaçlayan davadır. Bu dava açılmadan, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılması mümkün değildir.
Soybağının reddi davası;
Aile hukukuna ilişkin,
Kamu düzenini ilgilendiren,
Hak düşürücü süreye tabi,
Yazılı yargılama usulüyle görülen
bir dava türüdür. Hâkim, tarafların ileri sürmediği hususları dahi re’sen dikkate alabilir. Özellikle süreler konusunda mahkemenin kendiliğinden inceleme yapma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Kanun koyucu, bu davayı açabilecek kişileri sınırlı olarak belirlemiştir. Buna göre soybağının reddi davası şu kişiler tarafından açılabilir:
Koca, çocuk ile arasında biyolojik bağ bulunmadığını ileri sürerek babalık karinesinin kaldırılmasını talep edebilir.
Çocuk, kendi soybağının doğru şekilde belirlenmesi amacıyla bu davayı açma hakkına sahiptir.
Ergin olmayan çocuk adına atanacak kayyım, çocuğun menfaatleri gerektiriyorsa dava açabilir.
Kocanın;
ölmesi,
gaipliğine karar verilmesi,
ayırt etme gücünü kaybetmesi
hâllerinde; kocanın altsoyu, annesi, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi soybağının reddi davası açabilir.
Anne, soybağının reddi davası açamaz. Bu hak, annenin taraf olduğu babalık davasından farklıdır.
Soybağının reddi davası, 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Bu süre:
Davacının baba olmadığını öğrenmesiyle,
Annenin gebelik döneminde başka bir erkekle ilişkisi olduğunu öğrenmesiyle
başlar.
Davacının elinde olmayan nedenlerle dava açılamamışsa, bu nedenlerin ortadan kalktığı tarihten itibaren süre işlemeye başlar.
Hak düşürücü süre olması sebebiyle, hâkim bu süreyi re’sen dikkate alır. Tarafların ileri sürmesine gerek yoktur.
Davanın süresi; dosyanın kapsamına, toplanacak delillere ve yargılamanın seyrine göre değişiklik gösterir. Uygulamada:
İlk derece mahkemesinde: 1 – 2 yıl
İstinaf aşamasıyla birlikte: 3 – 4 yıl
arasında sonuçlanması mümkündür.
DNA incelemesi yapılması ve tanık dinlenmesi süreci uzatabilmektedir.
Soybağının reddi davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Yetkili mahkeme;
Taraflardan birinin dava tarihindeki yerleşim yeri,
Çocuğun doğduğu yer
mahkemesidir.
Yanlış mahkemede açılan davalar, ciddi zaman ve hak kayıplarına neden olabilir.
Davalı taraf, davacının kim olduğuna göre değişir:
Davayı koca açmışsa → Anne ve çocuk
Davayı kocanın altsoyu veya ebeveynleri açmışsa → Anne ve çocuk
Davayı çocuk açmışsa → Anne ve koca
Davayı baba olduğunu iddia eden kişi açmışsa → Anne, çocuk ve koca
Bu kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
İspat yükü davacıya aittir. İspat genellikle iki temel başlık altında değerlendirilir.
Evlilik tarihinden itibaren 180 gün içinde doğan çocuk ile evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuk, evlilik içinde ana rahmine düşmüş kabul edilir.
Davacı;
Gebe kalma döneminde cinsel ilişkinin imkânsız olduğunu,
Çocuğun kocadan olmadığını
kanıtlamalıdır. Ayrı yaşama, uzun süreli yurt dışı bulunma, sağlık engelleri gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir.
Soybağının reddi davalarında DNA testi, en güçlü ve kesin delildir. Tıp bilimi sayesinde %99,8 doğruluk oranıyla babalık ilişkisi tespit edilebilmektedir.
TMK m.284 gereği, taraflar ve üçüncü kişiler, sağlık açısından tehlike yaratmayan bu incelemelere katlanmak zorundadır.
Kanun, çocuğun;
Evlilikten önce,
Eşlerin fiilen ayrı yaşadığı dönemde
ana rahmine düştüğünün ispatlanmasını, soybağının reddi için yeterli görmüştür. Ayrı yaşamaya ilişkin mahkeme kararı bulunmasa dahi fiilî ayrılık her türlü delille ispatlanabilir.
Davanın kabul edilmesi hâlinde:
Koca ile çocuk arasındaki soybağı tamamen sona erer
Nüfus kayıtları düzeltilir
Karar geçmişe etkili sonuç doğurur
Kocanın çocuk için yaptığı masraflar, şartları varsa anne ve biyolojik babadan talep edilebilir. Talepler, sebepsiz zenginleşme veya vekâletsiz iş görme hükümlerine dayanır.
Soybağının reddi davasının maliyeti; avukatlık ücreti, harçlar ve bilirkişi giderlerine göre değişir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre bu davalar için belirlenen alt sınır 45.000 TL’dir.
DNA incelemesi ve bilirkişi raporları ayrıca masraf doğurabilir.
Hayır. Soybağı davaları, basit yargılama usulüne tabi değildir. Bu davalar yazılı yargılama usulü ile görülür ve detaylı delil incelemesi yapılır.
Dilekçede;
Taraf bilgileri
Evlilik ve doğum tarihleri
Soybağının neden reddedildiği
Hukuki dayanaklar
Deliller
açık ve eksiksiz şekilde belirtilmelidir. Eksik dilekçeler davanın reddine veya uzamasına neden olabilir.
Soybağının reddi davası; süreleri, tarafları ve sonuçları bakımından son derece teknik bir dava türüdür. Hak kaybı yaşanmaması adına sürecin, aile hukuku alanında deneyimli bir avukat eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olaylara ilişkin hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız tavsiye edilir.