Boşanma süreci, yalnızca eşler arasındaki hukuki bağın kopması değil, aynı zamanda çocukların geleceğinin maddi ve manevi olarak güvence altına alınması sürecidir. Bu sürecin en önemli mali ayaklarından birini iştirak nafakası oluşturur. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde düzenlenen bu nafaka türü, çocuğun üstün yararını korumayı amaçlar.
Bu kapsamlı rehberde; iştirak nafakasının ne olduğunu, hesaplama kriterlerini, 2026 yılındaki güncel uygulamaları ve merak edilen tüm detayları bulabilirsiniz.
İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık durumunda çocukların velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim ve yaşam giderlerine kendi gücü oranında katılmasıdır. "İştirak" kelime anlamı olarak "ortak olma, katılma" demektir; yani ebeveyn, çocuk yanına olmasa dahi onun masraflarına ortak olmaya devam eder.
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 182. maddesi uyarınca, velayet hakkı kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, ana ve babanın çocuklarına bakma borcunun bir uzantısıdır.
İştirak nafakasının temel amacı, çocuğun boşanma öncesindeki yaşam standardının korunmasıdır. Ebeveynler ayrılsalar dahi, çocuğun beslenme, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarının kesintiye uğramaması hedeflenir.
Kanun koyucu, iştirak nafakasının neleri kapsaması gerektiği konusunda geniş bir çerçeve çizmiştir. Hakim, miktarı belirlerken sadece karın tokluğunu değil, çocuğun sosyal ve kültürel gelişimini de dikkate alır.
İştirak nafakası kapsamında değerlendirilen gider kalemleri şunlardır:
Beslenme ve Gıda: Çocuğun sağlıklı beslenmesi için gerekli mutfak masrafları.
Barınma ve Kira: Çocuğun yaşadığı evin giderleri, yakıt, su ve elektrik faturaları.
Eğitim ve Öğretim: Okul taksitleri, kırtasiye malzemeleri, özel ders veya kurs ücretleri.
Giyim: Mevsimlik kıyafet ve ayakkabı ihtiyaçları.
Sağlık: Tedavi masrafları, ilaç giderleri ve düzenli kontroller.
Ulaşım: Okul servisi veya toplu taşıma masrafları.
Sosyal Etkinlikler ve Harçlık: Çocuğun yaşına uygun sosyal faaliyetleri ve kişisel harcamaları.
İştirak nafakası hesaplanırken sabit bir matematiksel formül yoktur. Hakim, her somut olayın özelliklerini ayrı ayrı değerlendirir. Ancak yargıtay kararları ve yerleşik uygulama ışığında belirli kriterler ön plana çıkar.
Ebeveynlerin Ekonomik Durumu: Nafaka ödeyecek tarafın geliri, mal varlığı ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.
Çocuğun Yaşı ve İhtiyaçları: Bir anaokulu öğrencisi ile üniversiteye hazırlanan bir gencin ihtiyaçları (eğitim, sosyal yaşam vb.) farklılık gösterir.
Çocuğun Kendi Gelirleri: Eğer çocuğun kendine ait bir mal varlığı veya geliri varsa bu durum nafaka miktarını etkileyebilir.
Enflasyon ve Alım Gücü: Güncel ekonomik koşullar ve paranın alım gücü.
Hukuk sistemimizde "maaşın şu kadarı nafakadır" şeklinde kesin bir kural olmasa da, uygulamada hakimin takdiri genellikle maaşın %25'i ile %33'ü arasında yoğunlaşmaktadır.
20.000 TL Maaş Alan Bir Ebeveyn: Genellikle tek çocuk için 5.000 TL civarında bir nafakaya hükmedilmesi beklenebilir. Ancak ek gelirler (kira, ikramiye vb.) varsa bu miktar artacaktır.
Asgari Ücretli İçin Durum: Asgari ücret alan bir kişi için de benzer bir oran uygulanır; ancak kişinin temel yaşamını idame ettirebilmesi için "yoksulluk sınırının altına düşmemesi" ilkesi de göz önünde bulundurulur.
Nafaka miktarı, hükmedildiği tarihteki koşullara göre belirlenir. Ancak zamanla artan enflasyon ve çocuğun büyüyen ihtiyaçları nedeniyle bu miktar yetersiz kalabilir.
Hakim, boşanma ilamında genellikle nafakanın her yıl hangi oranda artırılacağına karar verir. Genellikle ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) veya TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ortalaması esas alınır.
Eğer mahkeme ilamında bir artış oranı belirlenmemişse veya belirlenen oran güncel ekonomik kriz/ihtiyaçlar karşısında çok düşük kalmışsa, velayet sahibi ebeveyn "Nafaka Artırım Davası" açabilir. Bu davada;
Çocuğun eğitim kademesinin değişmesi (İlkokuldan özel liseye geçiş gibi),
Paranın değer kaybetmesi,
Ödeyen tarafın gelirinde ciddi artış olması gibi gerekçeler sunulur.
İştirak nafakası sonsuza kadar devam eden bir yükümlülük değildir. Kanunen bu desteğin kesildiği belirli durumlar mevcuttur:
Erginlik (18 Yaş): Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası kendiliğinden sona erer.
Evlenme: Çocuk 18 yaşından önce mahkeme kararıyla evlenirse ergin sayılacağı için nafaka kesilir.
Ölüm: Çocuk veya nafaka yükümlüsü ebeveynin ölümü durumunda nafaka borcu sona erer.
Feragat: Velayet sahibi eş, mahkemede bu haktan vazgeçtiğini beyan ederse (genellikle protokollerde görülür).
Önemli Not: Çocuk 18 yaşını doldurmuş ancak eğitimi devam ediyorsa (üniversite vb.), iştirak nafakası sona erer fakat çocuk bizzat kendisi ebeveynine karşı "Yardım Nafakası" davası açabilir.
Nafaka, davanın açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Boşanma davası kesinleşmeden önceki süreç için "tedbir nafakası" olarak istenir. Ancak boşanma kesinleştikten yıllar sonra, geçmiş yıllara dönük "ödenmemiş iştirak nafakası" sadece halihazırda bağlanmış ve icraya konulmuş bir karar varsa tahsil edilebilir. İlk kez talep edilecekse geriye dönük istenemez.
İşsiz kalmak nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kişinin nafakanın kaldırılması veya azaltılması için "Nafakanın Azaltılması Davası" açması gerekir. Hakim, kişinin çalışma gücünü ve mal varlığını inceleyerek karar verir.
Nafaka borcu "kamu düzenini" ilgilendirdiği için yaptırımları ağırdır.
İcra Takibi: Maaş haczi veya taşınmaz haczi yapılabilir.
Tazyik Hapsi: Birikmiş nafaka borcunu ödemeyen kişi, şikayet üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir.
Birden fazla çocuk olması durumunda nafaka miktarı toplamda artar ancak çocuk başına düşen miktar, tek çocuklu duruma göre bir miktar daha düşük tutulabilir. Örneğin tek çocuk için gelirin %25'i takdir ediliyorsa, iki çocuk için toplamda %40-45 gibi bir oran görülebilir.
İştirak nafakası, çocuğun maddi güvenliğini sağlayan en güçlü hukuki araçlardan biridir. Tarafların anlaşmalı boşanma protokollerinde bu miktarı gerçekçi belirlemeleri, ileride doğabilecek davaların önüne geçer. Çekişmeli davalarda ise ebeveynlerin sosyal ve ekonomik durum araştırması (SED raporu) nafaka miktarının belirlenmesinde kritik rol oynar.
Eğer iştirak nafakası miktarının belirlenmesi, artırılması veya ödenmemesi ile ilgili hukuki bir süreç içerisindeyseniz, hak kaybına uğramamak adına uzman bir aile hukuku avukatından destek almanız tavsiye edilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olaylara ilişkin hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız tavsiye edilir.